INTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL HUMANITIES SCIENCES RESEARCH (JSHSR)

Summary


GÜLPERİ HANIM’IN GÜLDESTE-İ HATIRATI’NDA AÇAN HÜZÜN ÇİÇEKLERİ

Divan şiirinin önemli mazmunlarından olan çiçekler, birçok şiirde farklı benzetmeler ve anlatımlarla şiire renk katmış bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Çiçekler, renk, koku ya da şekil özellikleriyle herhangi bir duygunun ya da durumun sembolü olmuşlardır. Taranan divanlarda, şiirlerde geçen çiçeklerin insan organları, şahıslar, eşya ve doğal öğeler bağlamında kullanıldığı görülmektedir. Çiçekler benzetme öğesi olarak daha çok teşbih sanatı bağlamında benzeyenin yüceltilmesi, güzelliğinin en üst düzeyde gösterilmesi amacıyla kullanılmıştır. Sevgilinin yanağı, gözü, ağzı, saçı gibi unsurlar tabiattaki en narin ve en doğal canlıya benzetilerek onun güzellik unsuru açısından erişilmez oluşu ve benzerinin bulunmayışı fikrinin de sabitlenmiş olması söz konusudur. Bu çiçeklerin başta gelenlerinden biri olan gül, sevgilinin bütün güzel özelliklerine tercüman olacak özelliktedir. Gülün boyu ile sevgilinin boyu, gülün rengi ile sevgilinin yüzü ve yanakları, gülün nazlı yapısıyla sevgilinin nazı, gül-i ra‘na ile sevgilinin hem âşık hem de rakibe yüz veren mizacı, bahar mevsiminde gülün açılmasıyla sevgilinin baharda gezintiye çıkması, gülün üzerindeki çiğ tanesiyle sevgilinin kulağındaki küpe, gülün dikeniyle rakip, gülün yapraklarının kat kat oluşuyla kulak arasındaki ilişki, gülle ilgili önemli estetik hususiyetler olarak dikkat çeker. Gül dışında mazmun olarak kullanılan bir diğer çiçek de laledir. Lale daha çok şekil itibarıyla dikkat çeken ve benzetme öğesi olarak kullanılan bir çiçektir. Kırmızı rengi ve iç kısmının siyahlığı sebebiyle aşığın kanlı ya da yaralı kalbine benzetilen lale, bazen de içi sevgilinin sunduğu meyle dolu bir kadehi çağrıştırmaktadır. Birçok şiirde daha çok güzellik teması ekseninde ele alınan çiçekler bazen de acı, keder, üzüntü gibi farklı bir duyguyu daha belirgin bir şekilde anlatabilmek için kullanılmışlardır. Gülperi Hanım’ın Güldeste-i Hatırat adlı eserinde geçen Sıfat-ı Hazan adlı bölüm, çiçeklerin hüzünle birlikte ele alınışı açısından dikkate değerdir. Daha çok, sevgilinin güzelliğini tavsif etme ögesi olarak kullanılan çiçekler, bu bölümde sevilen ve saygı duyulan bir kişinin vefatından duyulan büyük üzüntünün anlatılması amacıyla kullanılmıştır. Kahire sarayında yaşayan Çerkez asıllı bir cariye olan Gülperi Hanım, Mısır valilerinden İbrahim Paşa’nın hanımı Hoşyar hanımın sarayında yetişmiştir. Daha sonra Hıdiv İsmail Paşa’nın sarayına intikal etmiş ve Hıdiv İsmail Paşa’nın eşi Çeşm-i Afet Hanım tarafından himaye edilmiştir. Bu çalışmada Gülperî Hanım’ın Güldeste-i Hatırat isimli eserinden hareketle işlediği hüzün çiçekleri üzerinde durulacaktır.



Keywords
Gülperî Hanım, Türk edebiyatı, hüzün çiçekleri

References