INTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL HUMANITIES SCIENCES RESEARCH (JSHSR)

HANGİ ADALET, KİME GÖRE NEYE GÖRE?
(WHICH JUSTICE TO WHOM? )

Author : Ata DEMİR    
Type :
Printing Year : 2020
Number : 62
Page : 3470-3486
    


Summary

Yüce bir düşüncenin çağrışımlarını içinde barındıran adalet, mükemmellik, zaman üstü ve evrensellik arayışı olarak insani yaşamın asla vazgeçemediği bir değeri ifade eder. Her daim, yüce, büyük ve Tanrısal olanı çağrıştırdığı için adalet kelimesiyle anılan her şey de bu değerden nasibini almaktadır. Tanrı gibi yüce kabul edilen, tecellisi için dua edilen, arzu edilen adalet, hiçbir tanıma sığmayan bir kavram olarak kökeni dinsel manada ilk insan kabul edilen Hz. Âdem’e, felsefi anlamda ise Platon'a kadar uzanır. Hem dini hem felsefi anlamda adalet kavramı, tarih boyunca iyinin ve doğrunun sesi olarak algılanmış ve insanda yankılanmıştır. İlahi dinlerde adalet, daha çok dini ilkeler üzerinden anlaşılan, inanılan ve uygulanması emredilen buyruklardan oluşur. Felsefede ve özellikle Batı felsefesinde adalet kavramı, farklı düşünürler tarafından bir paradigma içinde yorumlanması ve kurgulanması nedeniyle farklı adalet telakkileri oluşmuştur. Çalışmamızın giriş kısmında düşünce tarihinde adalet kavramına yüklenilen anlamları ya da adalet kavramı ile ifade edilenin farkını serimlemeye çalışacağız. Daha sonra sırasıyla adalet kavramının kökeni, Üç büyük ilahi dinin adalet kavramına yaklaşımlarındaki farklılıklar, felsefi anlamda adalet kavramının temellendirilmesinde tartışmasız ciddi etkileri olan Platon ve Aristoteles’in konuyla ilgili düşünceleri, Modern dönemde Immanuel Kant ve post modern dönemde Jean-Luc Nancy’nin adalete dair yaklaşımları incelenecektir.



Keywords
Adalet, İlahi Dinler, Platon, Aristoteles, Kant, Nancy

Abstract

It expresses an indispensable value of human life as the pursuit of justice, perfection, timelessness and universality, which contains the connotations of a sublime thought. Everything referred to by the word justice also gets its share from this value because it always evokes the sublime, great and divine. Hz. It goes back to Adam and, philosophically, to Plato. The concept of justice, in both religious and philosophical terms, has been perceived as the voice of good and right throughout history and has been echoed in man. In divine religions, justice consists of commands that are understood, believed and ordered to be implemented mostly through religious principles. In philosophy and especially in Western philosophy, the concept of justice has been interpreted and constructed within a paradigm by different thinkers. In the introduction part of our study, we will try to reveal the meanings attributed to the concept of justice or the difference of what is expressed with the concept of justice in the history of thought. Then, respectively, the origin of the concept of justice, the differences in the approaches of the three major divine religions to the concept of justice, the thoughts of Plato and Aristotle, who have undoubtedly serious effects on the basis of the philosophical concept of justice, in the modern period Immanuel Kant and Jean-Luc Nancy's approaches will be examined



Keywords
Justice, Divine Religions, Plato, Aristotle, Kant, Nancy.